DefterK
ANA SAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE KÜNYE İLKELER İLETİŞİM

 

Niğde'nin Yükselen Sesi

DefterK Yazı Dizileri

 

 

 

 

 

DefterK Sohbetleri

Gıcık Kapan Adam

Önemsediklerimiz...

E-Mail Grubu

Defterk'daki bütün haber ve yazılar e-mailinize gelsin.

 

E-Mail Adresiniz:

Mailinize gelecek olan aktivasyon mesajını onaylamayı unutmayınız.

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Sığırlık'ta öküz seçmeye giderdik!

Sığırlık'ta öküz seçmeye giderdik!

Tarih 21 Temmuz 2010, 13:24 Editör defterk

Gece yarısı kalkarak öküz seçmenin, çift sürmenin, öküz katmanın, beraberce azıkları yemenin, suda yüzmenin, o güzelim çayır üzerinde kaydırgaş kaydırıp neşelenmenin insana verdiği haz anlatmakla bitmez.

Gece yarısı kalkarak öküz seçmenin, çift sürmenin, öküz katmanın, beraberce azıkları yemenin, suda yüzmenin, o güzelim çayır üzerinde kaydırgaş kaydırıp neşelenmenin insana verdiği haz anlatmakla bitmez.

Türkiye’de geçmişte tahıl üreticiliği uzun bir süre kara sabanla yapılırken daha sonra yerini pulluk denilen aletle öküz ve at koşmak aldı.

 
Hacıbeyli kasabamızın tarım tarihi de ülkemizde olduğu gibi yıllar boyunca çeşitli değişimler geçirerek bugünlere ulaşmıştır.

Köyün sulak araziye sahip olması nedeniyle çiftçilik iyi gitmekteydi.

 
1950’li yıllarda yavaş yavaş meyveciliğe ilgi gösteren kasaba halkı bu dönemden sonra hızlı bir şekilde meyveciliğe yöneldi. Başta elma, kiraz, kayısı olmak üzere çeşitli meyveler yetiştirilmeye başlandı.

Bu dönemde verimli topraklarda sebze de yetiştirilmeye başlandı. Muazzam bir şekilde meyve ve sebze yetiştiriciliği hız kazandı. Hatta öyle bol bir meyve ve sebze hasılatı olmaya başladı ki civar köylerin sebze ve meyvesi köyümüzden karşılanmaya başladı.

1970’li yıllarda civar köylerin yeraltı suları çıkıncaya kadar böyle devam edip gitti. 1960-1975 yılları arasında altın yıllarını yaşayan elma yetiştiriciliği, ekin tarlalarını bile yok edecek seviyeye getirerek meyve yetiştiriciliğini doruk seviyesine ulaştırdı.

Daha sonra ziraat kuruluşları ile iş birliği yapılarak kaliteli meyveciliğe modern bir şekilde geçişler başladı ve hala bu şekilde devam etmektedir. Siz sayın okuyucularımıza bu dönemlerde yaşadığım bazı köy hatıralarımı da anlatmadan geçemeyeceğim.

Hacıbeyli 1950’li yıllarda çok sulak bir köydü. Tabi ki suyun kaynağı Dündarlı Kasabasıdır. Dündarlı’dan çıkan tatlı ve soğuk su hem Dündarlı’yı hem de Hacıbeyli vadisini suya doyururdu. Dahası Kayseri Yeşilhisar Sultan Sazlığı’nın bile su ihtiyacını karşılardı. O dönemlerde köyümüzde yaşanan çok güzel bir olayı anı olarak anlatmak istiyorum.

Herkesin öküzü kendine!

Köyümüzdeki ilginç aynı zamanda da neşeli olan öküz seçme işinden kısaca bahsedelim. Köyün gençleri gündüz öküz çobanı ile görüşerek, hangi muhitte öküzlerin otlayacağını sorarlar, o da örneğin; “Topak Taş’ta ya da Tevliyet’te ben o saatte orda olurum” der.

O saatte dediği de şafak vakti saat 03.00 ile 04.00 arası olan zamandır. Köyün gençleri saat 02.00’de kalkarak diğer gençleri de kaldırıp hep beraber köyün Sığırlık denilen mevkiinde toplanarak öküz seçmeye giderler. Tabi ki yaya olarak gidilir.

Gidilecek mesafe yaklaşık bir saat gibi bir zaman alır. Bu yolculuk anında uykulu insanların uykusunu açmak için çeşitli türküler ve bazı maytaplıklar yapılır, hep neşe içinde öküz çobanının tarif ettiği yere varılır.

Herkes kendi öküzünü seçer yani ayırır. Bu sırada çobandan ikinci randevu alınır. Çift sürümünden sonra öküzler tekrar çobana teslim edilir ki ertesi güne kadar çoban öküzleri otlatır. Öküzlerini alan gençler tarlalarının yolunu tutar. Bu sırada evden hareket eden büyükler yani çift sürecekler eşeklerine azıklarını alarak tarlaya gelirler ve güneş doğmadan önce mutlaka çifti sürmeye başlarlar. 

Bu sırada öküz seçme işini yapan genç iki saat kadar uyur sonra kalkarak beraberce bir yemek yenir. Hem de bir dinlenme yapılmış olur. Tekrar çift sürme başlar ve saat ikiye kadar devam eder. Bundan sonra tekrar öküzler çobanın bulunduğu yere getirilerek çobana teslim edilir. 

İşte bundan sonra tatlı olaylar başlar.

Dedik ya su bol, meyve bol burada. Analar tarafından konulan azıklar hep beraberce arkadaşlar arasında yenilir. Daha sonra o sıcağın vermiş olduğu yorgunluğu suda yüzerek atarlar. Ama su o kadar temiz ve berrak olurdu ki anlatamam.

 
Aynı zamanda içerisinde bulunan balıklarla yüzmek, onları seyretmek insana ayrı bir zevk ve tat verir ki, anlatılmaz yaşanır. Daha sonra söğüt ağacından çocuk bileği kalınlığında dallar kesilerek çayır üzerinde kaydırgaş denilen bir nevi oyun oynanır ki en uzun kim kaydırırsa o günün kahramanı olur.

Gece yarısı kalkarak öküz seçmenin, çift sürmenin, öküz katmanın, beraberce azıkları yemenin, suda yüzmenin, o güzelim çayır üzerinde kaydırgaş kaydırıp neşelenmenin insana verdiği haz anlatmakla bitmez.

Belki o günleri o gün için yorucu, ıstırap verici olarak nitelendirebiliriz. Gerçekten de öyleydi. Bir genç için uykunun ne olduğunu anlamamak mümkün değil.

İşte biz o günlerden geçerek bu günlere geldik.
Belki bu yazım size anlamlı bir anıyı, geçmişten geleceğe uzanan bir köprüyü hatırlatır.  

Bize ise o günlerin zorluğuna, meşakkatine nasıl katlandığımızı, hangi merhaleleri aşarak bu günlere geldiğimizi hatırlatır. Hepimize geçmişimizi unutmamamız ve bugünkü rahatlığımızın kıymetini bilmemiz gerektiğini ifade ederken hayata da dört elle sarılmamızı anlatır.

Emekli İmam Hatip Mehmet Kızılkaya, Hacıbeyli Dergisinde yazdı.

EDİTÖRÜN NOTU:

Bu yazı Fatih Kızılkaya’nın yıllarını verdiği, çok kaliteli bir işçilikle yayına hazırladığı “Hacıbeyli” adlı dergide yayınlanmıştır.

Bu yazıyı 225 güzel insan okumuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Defter'de İz Bırakanlar

Duygularınız resme yansır...

Duygularınız resme yansır... "İki sevdam vardı: Polislik ve resim... 1999 yılında mesleğe başladım. Resim yapıyordum ama iki yıl önce iyi bir re...

Niğde'nin 7 harikasını seçiyoruz!

Niğde'nin 7 harikasını seçiyoruz! Geçtiğimiz yıllarda Remide-Atabek Lisesi'nin yayın organı "Genç Bakış" dergisinde yapılan bir anketle "Niğde...

Henüz 40'ında bir can dost...

Henüz 40'ında bir can dost... Niğde Anadolu Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Cahit Özdemir, geçtiğimiz Pazar günü geçirdiği ani kalp krizi so...

Niğde'deki Kazakistan: Altay Köyü

Niğde'deki Kazakistan: Altay Köyü Altay Köyü'nün o zamanki Muhtarı Mustafa Kök ile köyün tarihini, demografik, sosyal ve kültürel yapısını, sorun...

Niğde'ye yolu düşenler...

Niğde'ye yolu düşenler... Kimi seyyah, kimi edebiyatçı, kimi tarihçi, kimi ajan... Yazarımız Fatma Çınar, sizler için medeniyetlerin yaşatıld...

Gazetecilik zor zanaattı...

Gazetecilik zor zanaattı... Taşrada gazeteci olmak zordu. İlkel şartlarda hizmet veriyorduk. Bütün bu zorluklar karşısında yılmadık, "ah", "öf"...

Harçlıklarını Pakistan'a gönderiyorlar!

Harçlıklarını Pakistan'a gönderiyorlar! Sevgi Evleri Çocuk Yuvası ve Kız Yetiştirme Yurdu Müdürlüğünde kalan çocuklar, dost ve kardeş ülke Pakistan'ın ...

Kendi yazdı, kendi satıyor!

Kendi yazdı, kendi satıyor! Yazmak kadar zor olan diğer bir husus da kitapları satmak. Emekli Edebiyat öğretmeni Burhan Yetkil, yazdığı 8 kitab...

ANKET

Niğde'nin 7 Harikasını seçmek için tıklayınız.

HABERİNİZ OLSUN!

Mehmet Baş Mehmet Baş
Ortadoğu
Hayrullah Eraslan Hayrullah Eraslan
Bitlis ve Manevi Dinamikleri
Arif Acındı Arif Acındı
Sit Alanları
Mustafa Celep Mustafa Celep
Şair dünyayı benimsemeyendir
Fatih Budak Fatih Budak
Ey nefis! Sen kimsin?
Hamza Avcı Hamza Avcı
Ölümle yüz yüzeydik...
Muharrem Çifcibaşı Muharrem Çifcibaşı
Bitmez Tükenmez Yollar
Habip Yüksel Habip Yüksel
Ekmeğinize sahip çıkın!
Yusuf Tüfekçi Yusuf Tüfekçi
Hasadınız bol olsun!
Gıcık KapanAdam Gıcık KapanAdam
Geyiklerden gıcık kapıyorum!
Ahmet Öncü Ahmet Öncü
Pisa Kulesi'ni biz de doğrultamadık!
Murat Soyak Murat Soyak
Mahalle
H. İbrahim Tongur H. İbrahim Tongur
Niğde'de yapılacak 40 şey...
Dahi Gedik Dahi Gedik
''Autocontrol'' mekanizmamız
Murat Akalın Murat Akalın
Tekne Orucu
Mustafa Özçelik Mustafa Özçelik
Kapında
Fatma Çınar Fatma Çınar
Çocuk, şehir ve Ramazan...
Kazım Bulut Kazım Bulut
Nerede o eski Ramazanlar (!)
Fikret Dikmen Fikret Dikmen
Safa Geldin
Osman Sevimli Osman Sevimli
ÖSeYeMe!
Erdal Noyan Erdal Noyan
Önce Yeniçeriler bozuldu!
Osman Aytekin Osman Aytekin
İğde Ağacı
Bedran Yoldaş Bedran Yoldaş
Kalabalığın içinde ama yalnız...
Aslıhan Koçak Aslıhan Koçak
Sürgünlük Efendisi
İsmail Özmel İsmail Özmel
Nesir sohbete muhtaçtır!
Kibar Ayaydın Kibar Ayaydın
Türkçe Hassasiyeti
Recep Korkut Recep Korkut
Ekmek bulamazsanız tavuk yiyin!
Uğur Arıbaş Uğur Arıbaş
Beklenen oldu!
Hatice Yağmur Hatice Yağmur
Beş vakit...
Emin Selamoğlu Emin Selamoğlu
Niğde'nin en eski fotoğrafını okumak!
Hızır Ovacık Hızır Ovacık
Seyfi Dede gülümsüyor
Ali Koç Ali Koç
Tatilde ne yapsak?
Hüseyin Taşova Hüseyin Taşova
Seni suç işlemeden seviyorum!

SAYAÇ BİLGİLERİ

Aktif 4
Bugün Tekil173
Bugün Çoğul897
Ayrıntı

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yayın İlkeleri "Hayata ve edebiyata dair ne varsa..."

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi