Merhaba Cahit Abi!Nasıl geçti habersiz...Tekne Orucu, onların oruçla tanışmalarının adıdır!Neden tutuyorsunuz?''Müslüman'a kolalı da Ramazan ne güzel yakışır''Hayatın yaşı kırkında mı başlar?Neden bize hep matematik sorulur?Parklar... Yalnızlıklar...Siz hiç kıl payı kurtuldunuz mu?Ben bir köy çocuğuyum...Hiroşima bize ne kadar uzak?Yaz geldi; hasret de bana geldi...Yazmak; yazdıkça yolunu bulmaktır...Alışamadım vedalara, el sallamalara...Toroslarda betonarme çiçekler açıyor!Geçtiğimiz günlerde hayatının en verimli çağlarından 40 yaşında hayata gözlerini yuman Cahit Özdemir için mesai arkadaşı, dostu olan Gökhan Özbek bir yazı kaleme aldı. "Ne çok sevenin varmış!" diyen Özbek'in bu güzel yazısını yayımlıyoruz... [Devamını Oku...]
On bir ayın sultanı olan bu mübarek zaman dilimi bir rüya hızıyla yaşanır da; biz nasıl geçtiğinin farkında bile olamayız. "Ramazan" ayında binlerce yıllık bir Kur'an musikisinin ebedî neşvesini yaşarım. Kibar Ayaydın, Ramazan'ı uğurladı... [Devamını Oku...]
Sahura kaldırılır, aile fertleri ile beraber sahur sofrasında bulunur, istediği kadar yer ve üzerine su içtikten sonra yatar. Öğleye doğru çocuklar için iftar vakti gelmiştir. İsmail Özmel, bir ayrıntıyı anlattı. [Devamını Oku...]
Bilinçli bir Müslüman Ramazan orucunu sadece Allah rızasını gözeterek tutar ve bunun dışında bir fayda ummaz. Oruç, beklenen birtakım faydaları için tutulmaz, Allah'ın emri olduğu için tutulur sadece. Murat Akalın, "ey oruç tut bizi" dedi... [Devamını Oku...]
Ve yeniden başlıyor her şey. Yeniden anlam kazanır hayatımız. Kendine has sesi, kokusu, köpüğü ve soğukluğuyla doluverir bardaklara Coca-Cola. Hadi Allah kabul etsin... Fatih Budak yazdı... [Devamını Oku...]
Kırkından önce hayatı güzel yaşayanlar için bu ne anlam ifade eder? Kırkından sonra başlayan hayat yaşanan aşkları mı ifade eder? Eğer öyle ise buyurun böyle bir hayatın anatomisine! Osman Aytekin, yaşın ne önemi var dedi ve yazdı... [Devamını Oku...]
Nedendir bilinmez, küçüklere hep matematik problemleri sorulurdu. Mesela ben hiç görmedim bir cümle verip: "Bunu özne-yüklem çatısına göre incele ve anlat" diyeni. Meryem Arslan, gençlerin gözünden yazdı... [Devamını Oku...]
Parklar, şehirlerin küçümen meydanlarıdır. Deltalarıdır burası insanların. Irmağın, ırmakların gelip döküldüğü yer gibidir parklar. Dertler gelir, sevinçler gelir, yalnızlık gelir, işsizlik gelir parklara dökülür... Mahir Odabaşı şehrin kalbinden yaz [Devamını Oku...]
120 km hızla giderken telefonunuz çaldı ve siz gayri ihtiyari açmak için uzandınız. O anda karşıdan gelen araç hatalı sollama yaptı. Siz telefonla meşgulken ona çarpacaktınız ve _kıl payı kurtuldunuz. Öyleyse dikkat! İkinci defa şanslı olmayabilirsin [Devamını Oku...]
O köy uzakta değil... Ya bir tepe arkasında ya da şurada... O köy işte içimde... Yazarımız Murat Akalın, köydeki bir öğrencisinden mektup (mail) aldı. Meryem Arslan köyden yazdı; Van Gogh resimledi... [Devamını Oku...]
65 yıl önce bugün yani 6 Ağustos 1945'te dünyayı tamamen değiştirecek bir felaket yaşandı. İkinci Dünya Savaşı'nı tamamen bitirmek isteyen Amerika insan eliyle yapılmış en büyük katliamı gerçekleştirdi. [Devamını Oku...]
Titrese de içimiz yaz geldi, kimine deniz kıyılarında tatil, kimine sıla-ı rahim, kimine seyahat getirdi. Kimine harman, kimine derman, kimine umman getirdi. Bana da hasret getirdi. Kazım Bulut, şu ayrılık olmasaydı diye diye yazdı... [Devamını Oku...]
Kompozisyon derslerinde hikayeler yazdım. Okul bittiğinde bir kitap dolusu hikayem vardı. Çöpe attım. Bir ara şair oldum! Şiirler biriktirdim. Sonra şiire fazla yaklaşmadım. Ya şimdi? [Devamını Oku...]
İnsan sevdikleri ve saydıkları ile vedalaşmak yerine birlikteliği ve paylaşımı istiyor. Haksız da sayılmaz bu tür düşünce sahipleri. Üç günlük dünyada bu istek fazlaca lüks olmasa gerek. [Devamını Oku...]
Aladağlar ve Bolkar Dağları'nın eteklerinde yazlıkçılara ait betonarme çiçekler açıyor... Beş dağı bir yerde, dağlar ülkesi Niğde, doğal kaynak özelliğini yitirmekte olan dağlarını korumak için daha ne olmasını bekliyor? [Devamını Oku...]
|